CHP’den Filistin Mitingi…

CHP, İstanbul Eyüpsultan Meydanı’nda Filistin'e destek mitingi düzenliyor. Mitinge CHP Genel Başkanı Özgür Özel de katılıyor.

https://youtu.be/Zh9uqr0W17k

CHP, Eyüpsultan Meydanı’nda Filistin'e destek mitingi düzenliyor. On binlerce kişi, ellerinde Türk bayrakları ve Filistin bayraklarıyla mitinge katılıyor.

Mitinge katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel bir konuşma gerçekleştiriyor.

BABACAN'DAN ERDOĞAN'A: ACİLEN YARIN TRUMP’TAN ATEŞKES TALEP EDİN

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, mitingte konuştu. “Bu akşam burada gönlümüzdeki feryadı duyurmak için buradayız. Hep beraber Filistinli kardeşlerimiz için buradayız” diyerek sözlerine başlayan Babacan, “Filistin meselesi insanlığın ortak meselesidir. Gazze’de yaşanalar siyasetin konusu değil, insanlığın konusudur. Konu Filistin olunca parti ayrımı olmaksızın tüm Türkiye kenetlenir” dedi.

Gazze’de son aylarda yaşanan İsrail saldırısı sonucu meydana gelen can kayıpları ve yıkımlar hakkında bilgi veren Babacan, “Gazze’de bugüne kadar son iki ayda tam 65 bin kişi katledildi. Bunların çoğu çocuk ve kadın. 167 bin kişi yaralandı. 2 milyon nüfusluk yer Gazze, burada oluyor bunlar. 102 bin yapı, 300 binden fazla ev yıkıldı. Sadece son 24 saatte 58 Filistinli kardeşimiz daha katledildi. Bunlar sadece rakam değil. Bunların her biri tek tek can. Yıkılan evlerin her biri tek tek bir yuva. Gazze’de insanlar aç bırakılarak ölüme terk ediliyor. Açlığı bir öldürme aracı olarak kullanıyor şu andaki Netanyahu hükümeti. Yiyecek kuyruğunda bekleyen kadınları, çocukları silahla tarıyor bu insafsızlar. Gazze’de yaşanan soykırım her gün büyüyor” şeklinde konuştu ve şunu söyledi:

- "Henüz bir günlük bebekleri bombalarla katlediyorlar. Tüm bunların mümessili gözü dönmüş bir iktidar, bir İsrail iktidarı. Bu katiller ordusu yüzünden bugün bölgemiz bir ateş çemberine dönmüş durumda. İsrail, Gazze’yi bombalamaya devam ederken bir yandan Lübnan’a bir yandan da Suriye’ye saldırdı. Bir yandan Yemen’e saldırırken bir yandan da İran’ı vurdu.”

Babacan, konuşmasına şöyle devam etti:

- Bugün Netanyahu’nun en büyük destekçisi Trump. Trump’ın desteği olmasa Netanyahu bu şımarıklığı, hoyratlığı yapabilir mi? Ben buradan iki lafın başı ‘dostum Trump, dostum Trump’ diyen Erdoğan’a sesleniyorum. Netanyahu’nun en büyük destekçisine siz nasıl olur da dostum dersiniz? İnanın içim yanıyor içim. Alenen bir soykırımcının aleni desteğine Türkiye’nin Cumhurbaşkanı dostum diyemez, dememeli.

- Uluslararası ilişkilerde, diplomasilerde yeri gelir düşmanınızla konuşursunuz ancak durduk yere şirinlik yaparsanız ülkenin itibarını yerle bir edersiniz. Bakın Güney Afrika Cumhuriyeti dünyanın diğer ucunda, ‘İsrail soykırım yapıyor’ dedi ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvurdu. Daha sonra Meksika, Şili davaya taraf oldu, iktidar sadece izledi. Malezya ticareti durdurdu. Onunla da kalmadı, İsrail’e gidip gelen hiçbir gemi benim limanlarıma uğrayamaz’ dedi. Malezya ta Güneydoğu Asya’nın ortasında bir ülke. Bizim iktidar sadece izledi. Mesele İsrail ise laf var eylem yok. Mesele Amerika ise laf da yok eylem de yok.

- Şu andaki iktidarın yaptığı bu. Yarın Erdoğan, Beyaz Saray’da Trump ile toplantı yapacak. Kendisine Gazze ile ilgili tavsiyelerimiz var. Henüz vakit var, Amerika’da daha saat gündüz ki toplantı yarın. Birinci olarak Trump’tan ateşkes talep edin acilen çünkü Trump ‘dur’ derse İsrail kolay kolay hareket edemez. İnsani yardım koridorlarının derhal açılmasını ve sürekli açık tutulmasını isteyin. İsrail’e karşı etkili yaptırımların başlatılmasını talep edin. Savaş suçları için yargı süreçlerini derhal işletin. İki devletli çözümden asla taviz vermeyin.

- Bir kez daha altını çizelim. Gazze Gazzelilerindir. Gazze Gazzelilerindir. Gazze, bağımsız bir Filistin devleti için direnenlerindir. Katliam emirlerini verenler hukuk karşısına çıkıp hesap verene kadar; Filistin davası devam edecek. Her biri teker teker yargılanıncaya değin; Filistin davası devam edecek. En tepedekilerden başlayıp, aşağıya doğru; yönetici kademelerinden, bürokratlara, subaylara varıncaya değin her biri teker teker yargılanacak."

İMAMOĞLU: ÇOCUKLAR YETERSİZ BESLENMEDEN ÖLÜRKEN, KİMSE ‘BİLMİYORDUK’ DİYEMEZ

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun mektubunu okudu.

İmamoğlu yazdığı mektupta "İktidar, belli ki Türkiye’de oluşturmaya çalıştığı ve asla başaramayacağı otoriter rejim kurma projesine ses etmemesi karşılığında Netanyahu’nun politikalarına somut bir karşılık veremeyecektir" derken, şu ifadeleri kullandı:

- "Eyüpsultan’ın mübarek ikliminde, Gazze’de İsrail’in işlediği büyük insanlık suçlarına, zulme karşı haykırmak için koşan her birinizi gönülden kucaklıyorum. Her birinize, cesur yüreklerinize sevgiyle sarılıyorum. Bugün burada Filistin’le, Gazze’yle dayanışmak ama en çok da insanlığın ortak sınavını konuşmak için toplandınız. İsrail, Gazze’de bütün uluslararası hukuk kurallarını ve her türlü insan hakkını ayaklar altına alarak, aylardır büyük bir mezalim yaşatmakta.

- Birleşmiş Milletler’in (BM) Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, yayımladığı raporda açıkça ifade etmiştir ki, Gazze Şeridi’nde Filistin halkına karşı soykırım suçu işlenmektedir. Kadın, çocuk, sağlık görevlisi demeden fütursuzca siviller katlediliyor. Karadan ve havadan, hedef gözetmeksizin, yerleşim yerleri moloz yığınlarına çevriliyor. İnsani yardımları da engelleyerek, bombalardan hayatta kalanları açlıkla öldürmeye çalışıyorlar.”

- Bugün Gazze şehrinde yürütülen kara harekâtı, evleriyle birlikte okulları ve hastaneleri de hedef almakta; siviller, sığınacak hiçbir güvenli yer bulamamaktadır. Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te ise Filistinliler, her gün tacizlere, keyfi gözaltılara ve mülksüzleştirmelere maruz bırakılmaktadır. Bütün dünyanın gözü önünde yaşanan Gazze’deki bu tablo, Filistin topraklarında süreklilik gösteren bir baskı ve yok etme rejimini göstermektedir.

- Dünyanın gözü önünde çocuklar yetersiz beslenmeden ölürken, kimse ‘Biz bilmiyorduk’ diyemez. Bu dehşet manzara karşısında, tüm dünyadaki vicdanlı topluluklar ayağa kalkmıştır. Ne var ki devletler, Filistin meselesine toplumlardan ya daha farklı ya da çok geç tepkiler vermektedir.

- Birçok devlet yönetimi, stratejik çıkarlar uğruna, bu meseleye kör-sağır kalmaktadır. Burada ‘stratejik çıkar’ diye üstü örtülen gerçek, yönetimdekilerin koltuklarının devamlılığıdır. Zira bugün İsrail’e açıktan cephe almak, İsrail lobileri ve savaş rantçıları tarafından çevrelenmiş küresel güçleri de karşına almayı gerektirmektedir. Bunu hepimiz biliyoruz.

"BU GİDİŞLE ORTADA FİİLEN BİR FİLİSTİN KALMAYACAKTIR"

- Gazze’de yaşanan soykırımın mimarı Netanyahu ve onun yönettiği iktidarın bu pervasızlığının en büyük sebebi; küresel güçlerden aldığı destektir. Son zamanlarda alınan Filistin’i tanıma kararları sembolik olarak önemlidir ama yeterli değildir. Çünkü, bu gidişle ortada fiilen bir Filistin kalmayacaktır. Bir an önce somut yaptırımlarla İsrail durdurulmalıdır.

- BM Güvenlik Konseyi kararları, İsrail’in yasa dışı yerleşim faaliyetlerini durdurmasını ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devleti temelinde iki devletli çözümü kabul etmesini öngörüyor. Tanıma, ancak insani yardıma engelsiz erişim sağlandığında, sivillerin korunması güvence altına alındığında ve savaş suçlarından sorumlular Uluslararası Ceza Mahkemesi önünde hesap verdiğinde gerçek anlamını bulur. Aksi takdirde sadece bir jest olarak kalır.”

"TÜRKİYE’DE ARTIK BU KONUDA İKTİDARA ÇAĞRI YAPMANIN BİR ANLAMI KALMAMIŞTIR"

- Devletlerin, iktidarların bu acziyetlerine ve iki yüzlü politikalarına karşı, bütün dünya toplumları ise Filistin’in, Gazze’ye karşı aylardır meydanlarda direnişi büyütüyor. Gazze’nin Sumudun’a, dört bir yandan omuz omuza durarak dayanışma gösteriyor.

- Bugün dünyanın vicdanı, dünyanın dört bir tarafında kurulan meydanlarda olduğu kadar, Akdeniz’de irili ufaklı yelkenlilerle Gazze’ye doğru yol alan ‘Küresel Sumud Filosu’ndadır. Eyüpsultan’dan, günlerdir açık denizde İsrail’in taciz ve tehditlerine rağmen yol alan inancı, dili, dini, rengi ayrı ama direnişi ve vicdanı bir olan Sumud Filosu’ndaki aktivistlere hep birlikte güçlü bir selam yollayalım. Seferleri seferimizdir.

- Bu filonun korunması ve menziline ulaşması için Türkiye başta olmak üzere; Akdeniz ülkeleri, Avrupa ülkeleri, dünya ülkelerini seferber olmaya şimdiye kadar göstermediği kararlılığı bu kez olsun göstermeye davet ediyorum. Öte yandan, Türkiye’de artık bu konuda iktidara çağrı yapmanın bir anlamı kalmamıştır.

- İktidar, belli ki Türkiye’de oluşturmaya çalıştığı ve asla başaramayacağı otoriter rejim kurma projesine ses etmemesi karşılığında Netanyahu’nun politikalarına somut bir karşılık veremeyecektir. Türkiye’nin, Filistin’de kalıcı bir barış ve huzurun sağlanmasına bölgesel liderlik yapmasının yolu da önce kendi demokrasisini ve iç barışını kurmasından geçmektedir. Bunu da en yakın zamanda milletimizle başaracağımızdan hiç şüphem yok.

"TARİH, BU DÖNEMDE KİMİN SUSTUĞUNU, KİMİN CESURCA KONUŞTUĞUNU KAYDEDECEKTİR"

- Bugün insanlık için, barış için, ‘özgür Filistin’ diye haykırmak için bu meydana gelen tüm parti yöneticilerine ve tüm aziz yurttaşlarıma bir kez daha sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum. Bu dava, hepimizin davası. Tüm dünyadaki vicdanlı toplumların, her geçen gün çıkan daha gür sesi ile uzak olmayan bir zamanda Filistin gerçekten özgür olacak. Buna yürekten inanıyorum.

- Gazze’nin kaybedecek vakti yoktur. Uluslararası toplum, derhâl ateşkesi sağlamalı, insani koridorları açmalı ve soykırımın faillerini adalet önüne çıkarmalıdır. Tarih, bu dönemde kimin sustuğunu, kimin cesurca konuştuğunu kaydedecektir. Biz susturulamayız. Eyüpsultan’dan yükselen bu ses, insanlığın vicdanının sesidir. Filistin’e özgürlük. Filistin’e özgürlük. Filistin’e özgürlük.”

GAZZELİ YUSUF BARAKAT: FİLİSTİN HALKI İLE DAYANIŞMAK VE SAVAŞI DURDURMAK İÇİN İTTİFAK KURULMALIDIR

Mitingte konuşan Gazzeli Yusuf Barakat şunları söyledi:

- "Filistin’in dostları, Gazze’nin gökyüzünde savaş uçakları değil barış güvercinleri uçsun diye bugün Eyüpsultan Meydanı’na Filistin bayrakları ile gelen Filistin dostlarına selam olsun. 1974 yılında Yaser Arafat BM’de ‘Sol elimde zeytin dalı var, sağ elimde de devrimcimin silahı var, direnme hakkımız var.

- Ey dünya elimizden zeytin dalını düşürmeyin’ dedi. Bugün de bir Gazzeli olarak şunu söylemek istiyotum. Evet sol elimizde barışın simgesi zeytin dalı var ama sağ elimizde de bugün Eyüpsultan ile birlikte bütün Türkiye’nin direnme hakkı var, direnme hakkımız var.

- 6 Eylül 2024 yılında Ayşenur Ezgi Eygi şehit edilmişti. Ayşenur asrımızın Deniz Gezmiş’idir. Tam Deniz Gezmiş gibi Filistin’e gidip Filistin halkı ile dayanıştı. Bunlar tarihe altın harflerle yazılacaktır. Bir gün sizleri özgür Filistin’de ağırlayacağımıza inanıyorum.

- Artık insanlık ittifakı kurulup bütün Filistin halkı ile dayanışmak ve savaşı durdurmak için ittifak kurulmalıdır. Ben 5 yıl Türkiye’de okudum ve şunu öğrendim, Gazi Mustafa kemal Atatürk’ün mücadelesi bütün halklara örnek alınması gereken bir mücadeledir. 'Yurtta barış, dünyada barış' diyen Atatürk, Filistin davasında örnek alacağımız kişidir."

HEM MİTİNGE ÇAĞRI YAPTI, HEM ERDOĞAN'I ELEŞTİRDİ

Özgür Özel, dün sosyal medya X hesabından yaptığı "Birileri Netanyahu’nun dostu Trump’ın randevu kuyruğunda bekleyedursun, biz cesaretle Filistin’in yanındayız" paylaşımıyla hem vatandaşlara mitinge katılım çağrısı yapmış, hem de ABD'de bulunan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştirmişti.