Osman Kavala’nın Yeniden Yargılama Talebi 3.Defa Reddedildi…

Gezi Parkı Davası'nda müebbet hapse mahkum edilen Osman Kavala'nın avukatının yeniden yargılama talebiyle yaptığı üçüncü başvuru da reddedildi. Başvuruya bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahmekesi'nin başkanı ve üyeleri dün değiştirilmişti.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Osman Kavala'nın yargılamanın yenilenmesi talebini oy birliğiyle reddetti. Kavala'nın karara itiraz hakkı bulunuyor.

Gezi Parkı Davası'na bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti dün değiştirilmişti. Üst mahkeme konumundaki 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 'hükmü veren heyetin yeniden yargılama yapamayacağı' gerekçesiyle, heyetin değiştirilmesine hükmetmişti.

DÜN HEYET DEĞİŞTİ BUGÜN KARAR AÇIKLANDI

Gezi Parkı Davası’nda karar veren başkan ve üyeler (ceza kararlarının altında imzası bulunan 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin üyelerinden Mesut Özdemir ve Murat Bircan) çekilerek, dün yeni bir heyet oluşturulmuştu. Yeniden yargılamayı yapacak heyetin başına Şenol Kartal atanırken, 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yer alan ancak Gezi Parkı davasının karar duruşmasına katılmayan hakimlerden Mücahit Kemal Yamak ve Enes Duman yeni heyette üye hakim olarak yer almıştı.

SADECE YENİDEN YARGILAMA İÇİN OLUŞTURULDU

Öte yandan yeni heyet, yalnızca yeniden yargılamayla ilgili kuruldu. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ve üye hakim sadece Gezi dosyasında görev almayacak.

KAVALA'NIN AVUKATI ÜÇÜNCÜ KEZ İTİRAZ BAŞVURUSU YAPMIŞTI

Osman Kavala'nın avukatı Hilal Zengin, İstanbul 13 ve 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne 'mağdur ortadan kalktığı' gerekçesiyle üçüncü kez itirazda bulunmuştu.

Zengin ilk olarak, 1 Nisan’da İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurarak, yeniden yargılama istedi. Mahkeme 'şartlar oluşmadığı' gerekçesiyle itirazı reddetti. Zengin'in 18 Nisan'da yaptığı ikinci başvuru da reddedildi. Avukat Hilal Zengin, 3 Mayıs’ta İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yargılamanın yenilenmesi için bir dilekçe daha verdi.

'MAĞDUR ORTADAN KALKTI’

Dilekçede, Kavala’ya Türk Ceza Kanunu’nun 312. maddesi gereğince 'Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs' suçundan ceza verildiği anlatılıyor. Hükümetten başbakan ve bakanlar kurulunun kastedildiği ifade ediliyor. 16 Nisan 2017’deki referandumla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildiği, başbakanlığın ve bakanlar kurulunun kaldırıldığı, dolayısıyla mağdurun ortadan kalktığı savunuluyor. Mağdurun ancak gerçek kişi olabileceği, Cumhurbaşkanlığının mağdur sayılamayacağı kaydediliyor. Bu da yeni delil olarak gösteriliyor. Mahkemeden başbakanlığın ve bakanlar kurulunun kaldırılıp kaldırılmadığının Cumhurbaşkanlığına sorulması isteniyor.