grandpashabet giriş bahiscom giriş
deneme bonusu veren siteler deneme bonusu deneme bonusu malatya oto kiralama parça eşya taşıma slot siteleri erotik shop istanbul evden eve nakliyat evden eve nakliyat
Bahçeli, Öcalanın Statüsünü Açıkladı…

Bahçeli, Öcalanın Statüsünü Açıkladı…

ABONE OL
Mayıs 5, 2026 17:15
Bahçeli, Öcalanın Statüsünü Açıkladı…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MHP lideri Bahçeli, iktidarın ‘Terörsüz Türkiye’ adını verdiği çözüm sürecine ilişkin “Barış için çıktığımız bu kutlu yola baş koyduk” dedi. Meclis’teki yasal düzenlemeler hakkında “Bu tarihi yükümlülüğe sırt çevrilmemeli” çağrısında bulunan MHP lideri, terör örgütü PKK elebaşı Öcalan’ın statü tartışmalarına dair dikkat çeken bir tavsiyede bulundu. Öcalan için “Barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü” ünvanını önerdi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

Konuşmasında iktidarın ‘Terörsüz Türkiye’ adını verdiği yeni çözüm sürecine ilişkin mesajları dikkat çeken Bahçeli, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın süreçteki statüsüne dair “Barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü” ünvanını önerdi.

MHP lideri, sürecin bir teslimiyet olmadığını yineledi, Meclis’te görüşülmesi beklenen yasal düzenlemelere ilişkin “Bu tarihi yükümlülüğe sırt çevrilmemeli” çağrısında bulundu. Bahçeli, şu mesajları verdi:

– (Çözüm süreci) Barış için çıktığımız bu kutlu yola baş koyduk. Türk milliyetçiliği kof nutukların değil karanlığı yaran kudretli bir şuurun tecellisidir.

– MHP bu tarihi sorumluluğun arkasında sonuna kadar duracak, şehitlerimizin aziz hatırasını incitmeden, gazilerimizin emanetini gölgelemeden bu yolda kararlılıkla yürüyecektir. Terörsüz Türkiye, teslimiyet, taviz, terör örgütüyle pazarlık, devleti zayıflatmak, milletimizin kırmızı çizgilerini çiğnemek, hassasiyetlerini kurcalamak değildir.

– Böyle tasavvurlara girişenler varsa, MHP’yi vatana ihanete merkezine koymaya cüret ediyorlarsa gaflet zindanlarına düşmüşlerdir. Hiç kimse MHP’nin adını terörle yan yana getiremez. Hiç kimse bu hareketin, ülkücü şehitlerimizin kanıyla yoğrulmuş müktesebatını lekeleyemez. Terörsüz Türkiye, Türk milletinin tarihi bir musibetten kurtulmasıdır. Terörsüz Türkiye yalnızca bugünün değil yarının da meselesidir. Terör illetinden kurtulmak haysiyet meselesidir.

– Sırada siyasi ve hukuki düzenlemeler vardır. Meclisimizde yasama faaliyetleri hız kazanacaktır. Bu tarihi yükümlülüğe sırt çevrilmemelidir. Kimse şehitlerimizin aziz hatıralarını istismar etmemeli, kimse anaların gözyaşları üzerinden siyaset devşirmemeli. Terörsüz Türkiye, Türkiye’nin ortak mesajı olmalıdır. Ayrılığa kapılarımızı kapatmak milletimize borcumuzdur.

ÖCALAN’A STATÜ TARTIŞMASI

– Abdullah Öcalan’ın statü açığının konuşulması, bizim açımızdan önemlidir. Bu mesele yokmuş gibi davranarak sürecin sağlıklı yürümesi mümkün değildir. Türkiye’nin güvenliği ve geleceği söz konusuysa duygusal tepkilere, temelsiz muhalefet tantanalarına mahal veremeyiz.

– Abdullah Öcalan için statü açığı varsa, bu açık Türkiye Cumhuriyeti lehine, terörsüz Türkiye hedefinin başarısına hizmet edecek şekilde ele alınmalıdır. Bu noktada ihtiyaç duyulacak mekanizmanın adının ucu açık olmalıdır. Bu mekanizma toplumsal onarımı, siyasal normalleşmeyi, kardeşlik hukukunu, kamu düzenini, milli güvenliği ve huzurlu geleceği birlikte gözetmelidir.

– Bu tartışmalara son vermek için bunun adının barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü olmasını öneriyorum. Elbette başka alternatifler üretilebilir. Temennimiz PKK’nın kurucu önderliğinin bir tanım altında görev yapmasıdır.

CUMHUR MESAJI: TÜM UNSURLAR AYNI HEDEFE BAKMALI

– Cumhur İttifakı, yalnız seçim dönemlerinde kurulan sandık birlikteliği değildir. Türkiye’nin terörle mücadelesinde, millî iradenin korunmasında, savunma sanayii hamlesinde, dış politika kararlılığında, devlet-millet sürekliliğinde ve kriz zamanlarında istikrarın muhafazasında önemli bir siyasi hat oluşturmuştur.

– Kabine, bürokrasi ve Cumhur İttifakı unsurları aynı hedefe bakmalı, aynı istikamete yürümeli, aynı tarihî sorumluluğun ağırlığını taşımalıdır. Her bakanlık bir cephe, her kurum bir mevzi, her karar Türkiye’nin büyük yürüyüşünün parçası olarak görülmelidir.

– İç siyasetin dili, seviyesi ve sorumluluk anlayışı da aynı ciddiyete ulaşmalıdır. Dünya ağır bir belirsizlik döneminden geçerken Türkiye’nin iç siyaseti ve Terörsüz Türkiye vizyonu küçük hesaplara, günlük çekişmelere ve dar parti menfaatlerine sıkıştırılamaz.

– Türkiye’yi yönetmek ciddiyet ister. Türkiye’yi yönetmeye talip olmak dirayet, azamet ve ağır bir mesuliyet ister. Millî meseleler, kişisel çıkar siyasetinin gölgesinde konuşulamaz. Milletin kaderi, devletin bekası ve vatanın istikameti böylesi bir hafiflikle taşınamaz. Bu ülkeyi yönetmeye talip olanın uykusu kaçmalı, saçları ağarmalı, kalbi acımalı, zihni yorulmalı, vicdanı sızlamalıdır. Çünkü devleti yönetmeye talip olanın zihnindeki ve kalbindeki yük, onun ayaklarının yerden kesilmesine izin vermez; onu sürekli yere, millete ve hakikate bağlar.

– Bu yük büyük, bu yük çetin, bu yük mukaddestir. Aklımız rehberimiz, imanımız kalkanımız, sabrımız siperimiz oldukça Allah’ın izniyle hiçbir engel önümüzü kesemeyecek, yürüyüşümüzü durduramayacaktır. Elbette siyaset rekabet alanıdır. Farklı partiler olacaktır, eleştiri yapılacaktır. Demokrasinin tabiatı budur. Ancak eleştiri başka, ülkenin moralini yıpratmak başkadır. Rekabet başka, Türkiye’nin istikametini karartmak başkadır. Muhalefet etmek başka, millî meselelerde ortak aklı zehirlemek başkadır.

“TÜRKİYE’YE MUHALEFET EDİLMEZ”

– “Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” anlayışı, devlet ve siyaset ahlakının özüdür. Millî meselelerde sorumluluk almak, Türkiye’nin bekasını parti menfaatinin üstünde görmek, şehitlerimizin aziz hatırasını, gazilerimizin fedakârlığını, annelerin duasını, çocukların geleceğini ve milletin ortak huzurunu siyasi hesapların üzerinde tutmak demektir. Muhalefet yaparken düşülen temel zafiyet de burada ortaya çıkmaktadır. Mesele yalnız sert söz söylenmesi veya iktidarın eleştirilmesiyle sınırlı kalmamaktadır. Asıl sorun, Türkiye’nin içinde bulunduğu tarihî dönemeçin doğru okunamaması, her meselenin günlük polemik, şahıs tartışması ve dar parti çıkarı üzerinden okunmasıdır ve bu ciddi bir ufuk eksikliğidir.

– Türkiye’ye muhalefet edilmez; iktidara muhalefet edilir. Hükümete eleştiri yöneltilir. Politikalara alternatif teklif edilir. Ancak Türkiye’nin imkânlarını küçümseyen, milletin moralini bozan, dışarıdaki baskılara içeride söylem desteği veren, her stratejik adımı itibarsızlaştırmaya çalışan çizginin adı siyasal sığlıktır.

– Bu noktada Terörsüz Türkiye başlığını siyasi rekabetin gürültüsüne kurban etmeyeceğimizin altını çizmek gerekir. Devletin güvenlik anlayışını da milletin huzur arayışını da bölgemizdeki istikrar ihtiyacını da gündelik polemiklerin oyuncağı haline getirmeyiz. Kim bu süreci sığ hesaplara indirgerse, Türkiye’nin önündeki stratejik fırsatı okuyamamış olur. Kim bu hedefi karalamaya kalkarsa; anaların gözyaşını, gençlerin beklediği umudu, şehirlerin beklediği yatırımı, yarının şafağında bizi bekleyen büyük ve güçlü Türkiye’yi görmezden gelmiş olur.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.