CHP, yeni çözüm süreci kapsamında kurulan komisyona kendi önerilerinin yer aldığı 17 sayfalık raporu, 53 sayfaya genişleterek teslim etti.
Raporun önsözünde komisyonun kuruluşuna ilişkin değerlendirmeler yer aldı ve Meclis Başkanı’nın çağrısı yerine bir yasayla kurulmasının daha doğru olacağı belirtildi. Komisyonun çalışma sürecine ilişkin “Barış Anneleri temsilcilerinin Kürtçe konuşmalarına izin verilmemesi, seçilmiş belediye başkanlarına karşı anayasa ve kanunlara aykırı bir şekilde yargı tarafından yürütülen siyasi operasyonlar gibi anti demokratik uygulamalara devam edilmesi komisyona olan güveni zedelemiştir” eleştirisi getirildi.
Yine raporda komisyon çalışmaları devam ederken Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’nda eylem yapmasına izin verilmemesi, AİHM kararlarına uyulmamaya devam etmesi gibi uygulamalar eleştirildi.
CHP’nin komisyona sunduğu öneriler arasında özetle şunlar yer aldı:
AYM ve AİHM kararları uygulanmalı: Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği hükümlerin hiçbir değişiklik yapılmaksızın yeniden kanunlaşması uygulamasına son verilmelidir. Komisyonun bir karar alarak TBMM Başkanlığını, Anayasa Mahkemesi’nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin tüm kararlarına uymaya davet etmesi gerekmektedir. Kararların gereğini yerine getirmeyen hâkim ve savcılar hakkında disiplin soruşturması açılmalı ve meslekten men cezası verilmelidir.
‘Lozan’ ve ‘Atatürk milliyetçiliği’ vurgusu: Parti programında Lozan’ı, ulusal egemenliğin ve cumhuriyetin kurucu değerlerinin temel taşı olarak konumlandıran CHP, ideolojisinin dayanağı olan Atatürk devrimleri ve bu devrimin düşünsel omurgasını oluşturan Altı Ok ilkeleri; özgürlükçü bir cumhuriyetin, eşit yurttaşlığın ve kamusal vicdanın kurucu zeminini teşkil etmektedir. Atatürk milliyetçiliği, yurttaşlık bağıyla cumhuriyetimize bağlı olan herkesin eşitliğini savunmaktır. Türk milleti bu anlayışla tanımlanmaktadır. Bu anlayış; farklı kimliklerin dışlanmaması ve yurttaşların aynı hak ve özgürlüklere sahip olmasını esas almaktadır.
Yasal düzenleme önerileri: Terörle Mücadele Kanunu muğlak ifadelerden arındırılmalı, ifade özgürlüğünü engelleyen hükümler kanundan çıkarılmalıdır. Terör ve örgüt üyeliği tanımı, açık ve herkes tarafından ortak bir şekilde anlaşılacak netlikte ve toplumsal tam bir mutabakat sağlanarak gözden geçirilmelidir. Şiddet içermeyen hiçbir fiil terör suçu olarak nitelendirilmemelidir. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçuna somut saldırıya sebep olma ölçütü getirilmelidir. Siber Güvenlik Kanunu’nda yer alan, eleştiri özgürlüğünü ve gazetecilik faaliyetini ciddi bir şekilde etkileyecek olan “veri sızıntısına dair içerik oluşturma” suçu yürürlükten kaldırılmalıdır. Dezenformasyon yasasının sansür hükümleri yürürlükten kaldırılmalıdır. RTÜK’ün iktidarı eleştiren yayınları nedeniyle televizyon kanallarına uyguladığı “idari yaptırımlar”, “para cezaları” ve “yayın durdurma” kararlarının önüne geçilmelidir. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu, anayasaya aykırı sınırlamalardan arındırılarak yeniden düzenlenmelidir.
Çoğulcu demokrasi güçlendirilmeli: Siyasi partilere hazine yardımının adil hale getirilmeli. Hazine yardımı alabilmesi için partilerin en az yüzde 1 oy alması kuralı getirilmelidir. Kesin Hesap Komisyonu kurulmalı ve bu komisyonun başkanlığını muhalefet yapmalı. KHK ile ihraç edilenlerin durumu hukuk çerçevesinde değerlendirilmeli. Belediyelere kayyım atanmasına ilişkin olağanüstü hâl kalıntısı yasal düzenleme derhal yürürlükten kaldırılmalı, bu kapsamda 11 siyasi partinin TBMM Başkanlığına sunmuş olduğu ortak kanun teklifi gündeme alınmalıdır.
Kürt Sorununa öneriler: Geçmişte yaşanan acı ve travmaları hatırlatan isimleri taşıyan; meydan, bulvar, cadde, yol, sokak, park ve benzeri alanlar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait işletme, tesis, bina ve benzeri tüm yapıların ve kışlaların tespit edilmesi ve bu isimlerin değiştirilmesi amacıyla TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulmalıdır. Adları değiştirilen coğrafi yerlerin eski adları, yeni adlarıyla birlikte kullanılabilmelidir. Dersim olaylarının tüm boyutlarıyla araştırılması için Dersim arşivlerinin devletin ilgili tüm kurumlarından alınıp, TBMM’de toplanarak halka ve araştırmacılara açılması sağlanmalıdır. Nevroz Bayramı olarak resmî tatil ilan edilmelidir. Diyarbakır Cezaevi, “İnsan Hakları ve Demokrasi Müzesi”ne dönüştürülmeli. Faili meçhul cinayetlerde zamanaşımı kaldırılmalıdır.
GÜNDEM
12 saat önceGÜNDEM
1 gün önceGÜNDEM
2 gün önceGÜNDEM
2 gün önceEKONOMİ
2 gün önceGÜNDEM
2 gün önceGÜNDEM
2 gün önce
1
Üst Mahkeme Erdoğan’ın Diploması Hakkındaki Kararı Kaldırdı…
22820 kez okundu
2
Sedat Peker Bu Defa Fena Salladı, Yeni Video Yayımladı…
22297 kez okundu
3
Hakim, Erdoğan’ın Diplomasını İsteyince Avukatları Reddi Hakim İstedi…
15589 kez okundu
4
Hüseyin Gazi Cemevi’nden Erdoğan’a Büyük Şok…
15565 kez okundu
5
Özgür Özel: Ceyar Nerede Ceyar, Alpay Özalan Nerede…
15266 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.