Aydın, yazar, gazeteci ve sanatçılardan oluşan 168 kişinin imzasıyla kamuoyuyla paylaşılan ve ardından on binlerce yurttaşın imzalayarak sahiplendiği “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” açıklamasının ilk imzacılarından sanatçı Sabahat Akkiraz, emniyette ifade verdi.
Bildiriye imza atmasındaki temel motivasyonunun “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde yer alan ve devletin temel niteliklerinden biri olan ‘laiklik’ ilkesini savunmaktur” dedi.
Bildiri de dile getirilen “gerici kuşatma” gibi ifadeler ile ilgili konuşan Akkiraz, laiklik ilkesinin dinin siyasi bir güç haline gelmesini engellediğini ifade ederek şunları söyledi:
“Bu anayasal ilkenin zedelendiğine dair duyulan derin kaygının siyasi metaforlar yoluyla anlatımıdır. Anayasa Mahkemesi’nin de belirttiği üzere, laiklik ilkesi dinin siyasi bir güç haline gelmesini engelleme amacı taşır.
Eğitim sistemine yönelik eleştirilerim, dinin veya dini sembollerin bir eğitim politikası enstrümanı haline getirilerek laiklik ilkesinin aşındırılmasına karşı bir duruştur.
Bu duruş, suç teşkil etmek bir yana, anayasal düzene sahip çıkma bilinciyle yapılmış onurlu bir yurttaşlık eylemidir. Anayasa’nın değiştirilemez maddelerini savunmak, hiçbir hukuk düzeninde ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ veya ‘kurumları aşağılama’ olarak nitelendirilemez. Aksine, bu ilkelerin ihlali karşısında sessiz kalmak, anayasal sadakat ödeviyle bağdaşmayacaktır.”
“Bu nedenle, laikliğe yönelik her türlü müdahaleyi, toplumsal barışa yönelik bir tehdit olarak algılamaktayım” diyen Akkiraz, hakkında isnat edilen “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasının dayanaksız olduğunu belirtti.
Akkiraz, Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Ramazan ayı etkinlikleri” adı altında okullara gönderdiği genelgeler ile ilgili ise şunları şöyledi:
“Pedagojik açıdan ve laik eğitim ilkesi bakımından eleştiriye muhtaçtır. Bu eleştirileri ‘gerici saldırı’ veya ‘Talibanlaştırma’ gibi kavramlarla dile getirmek, toplumsal bir gidişata yönelik endişeyi ifade eden değer yargılarıdır.
Soruşturmaya konu edilen bildiride yer alan ‘Talibanlaştırma’, ‘gerici kuşatma’ ve ‘şeriatçı dayatma’ gibi ifadeler, belirli bir inanç grubuna veya toplumsal kesime yönelik bir saldırı değil; tamamen siyasi literatürde karşılığı olan, toplumsal bir gidişata ve kamu otoritesinin belirli uygulamalarına yönelik geliştirilen sert metaforlardır.
Bu ifadeyle, Afganistan’daki rejim kastedilmemekte; aksine Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan laiklik niteliğinin zedelenmesi endişesi dile getirilmektedir.
Bildirdeki ifadelerin bir diğer hedefi de Milli Eğitim Bakanlığı bürokratları veya bizzat Sayın Bakan’ın şahsı değil, Bakanlık tarafından yürürlüğe konulan genelgeler ve politikalardır. TCK 125/3 (Kamu görevlisine hakaret) ve TCK 301 (Devletin kurumlarını aşağılama) suçlarının oluşabilmesi için, yapılan açıklamanın muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta somut bir fiil veya sövme içermesi gerekir.
Oysa imza attığım bildiri, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve bu kapsamdaki Ramazan etkinlikleri gibi idari tasarrufları eleştirmektedir. Bir bakanlığı politikalarını ‘gerici’ veya ‘şeriatçı’ olarak nitelemek, o kurumun prestijini sarsmaya yönelik bir aşağılama değil, o kurumun anayasal ödevlerini yerine getirirken laiklik ilkesinden saptığına dair bir gözlemdir.”
SOL Parti üyelerine ve binalarına yönelik şeriat destekçisi bazı grupların saldırıları ardından aralarında yazar, akademisyen, gazetecilerin de bulunduğu 168 isim “Laikliği birlikte savunuyoruz” başlıklı bir açıklamaya imza atmıştı. Açıklamada, laikliği savunan isimlere karşı yapılan saldırıların görmezden gelindiği belirtilerek, “Laikliği savunmak suç değildir. Laikliği birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz! Karanlığa teslim olmayacağız!” denmişti.
İlk olarak AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hedef aldığı açıklamayı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de okullara gönderilen Ramazan genelgesiyle ilişkilendirmişti. Tekin, yaptığı çeşitli açıklamalarda açıklamayı ve imzacıları hedef almış, geçtiğimiz haftalarda ise bildiriye imza atan aydınlara dava açtığını duyurmuştu.
GÜNDEM
20 gün önceGÜNDEM
20 gün önceGÜNDEM
23 gün önceGÜNDEM
23 gün önceGÜNDEM
24 gün önceGÜNDEM
26 gün önceGÜNDEM
26 gün önce
1
Üst Mahkeme Erdoğan’ın Diploması Hakkındaki Kararı Kaldırdı…
22844 kez okundu
2
Sedat Peker Bu Defa Fena Salladı, Yeni Video Yayımladı…
22318 kez okundu
3
Hakim, Erdoğan’ın Diplomasını İsteyince Avukatları Reddi Hakim İstedi…
15654 kez okundu
4
Hüseyin Gazi Cemevi’nden Erdoğan’a Büyük Şok…
15593 kez okundu
5
Özgür Özel: Ceyar Nerede Ceyar, Alpay Özalan Nerede…
15295 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.